Müzzemmil Sûresi
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Bismillahir rahmanir rahim.
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın ismiyle.
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلْمُزَّمِّلُ
Ya eyyuhel muzzemmil.
Ey örtünen! (Peygamber)
قُمِ ٱلَّيْلَ إِلَّا قَلِيلًا
Kumil leyle illa kalila.
Gecenin birazı hariç olmak üzere geceleyin kalk (namaz kıl).
نِّصْفَهُۥٓ أَوِ ٱنقُصْ مِنْهُ قَلِيلًا
Nısfehu evinkus minhu kalila.
Gecenin yarısında kalk, yahut yarısından biraz eksilt.
أَوْ زِدْ عَلَيْهِ وَرَتِّلِ ٱلْقُرْءَانَ تَرْتِيلًا
Ey zid aleyhi ve rettilil kur'ane tertila.
Veya bunu artır ve ağır ağır Kur'ân oku.
إِنَّا سَنُلْقِى عَلَيْكَ قَوْلًا ثَقِيلًا
İnna se nulki aleyke kavlen sekila.
Doğrusu biz, senin üzerine ağır bir söz bırakacağız (Kur'an vahyedeceğiz).
إِنَّ نَاشِئَةَ ٱلَّيْلِ هِىَ أَشَدُّ وَطْـًٔا وَأَقْوَمُ قِيلًا
İnne naşietel leyli hiye eşeddu vat'en ve akvemu kila.
Çünkü gece kalkışı hem daha etkili, hem de söz bakımından daha sağlamdır.
إِنَّ لَكَ فِى ٱلنَّهَارِ سَبْحًا طَوِيلًا
İnne leke fin nehari sebhan tavila.
Çünkü gündüz senin için uzun bir meşguliyet vardır.
وَٱذْكُرِ ٱسْمَ رَبِّكَ وَتَبَتَّلْ إِلَيْهِ تَبْتِيلًا
Vezkurisme rabbike ve tebettel ileyhi tebtila.
Rabbinin adını an ve bütün gönlünle ona yönel.
رَّبُّ ٱلْمَشْرِقِ وَٱلْمَغْرِبِ لَآ إِلَـٰهَ إِلَّا هُوَ فَٱتَّخِذْهُ وَكِيلًا
Rabbul meşrıkı vel magribi la ilahe illa huve fettehızhu vekila.
O, doğunun ve batının Rabbidir. Ondan başka tanrı yoktur. O halde yalnız O'nu vekil tut.
وَٱصْبِرْ عَلَىٰ مَا يَقُولُونَ وَٱهْجُرْهُمْ هَجْرًا جَمِيلًا
Vasbir ala ma yekulune vehcurhum hecren cemila.
Başkalarının diyeceklerine sabret, güzellikle onlardan ayrıl.
وَذَرْنِى وَٱلْمُكَذِّبِينَ أُو۟لِى ٱلنَّعْمَةِ وَمَهِّلْهُمْ قَلِيلًا
Ve zerni vel mukezzibine ulin na'meti ve mehhilhum kalila.
O yalanlayıcı zevk ve refah sahiplerini bana bırak, onlara biraz mühlet ver.
إِنَّ لَدَيْنَآ أَنكَالًا وَجَحِيمًا
İnne ledeyna enkalen ve cahima.
Zira bizim yanımızda bukağılar var, bir cehennem var.
وَطَعَامًا ذَا غُصَّةٍ وَعَذَابًا أَلِيمًا
Ve taamen za gussatin ve azaben elima.
Boğaza duran bir yiyecek, elem verici bir azap var.
يَوْمَ تَرْجُفُ ٱلْأَرْضُ وَٱلْجِبَالُ وَكَانَتِ ٱلْجِبَالُ كَثِيبًا مَّهِيلًا
Yevme tercuful ardu vel cibalu ve kanetil cibalu kesiben mehila.
O gün yer ve dağlar sarsılacak, dağlar erimiş bir kum yığınına dönecek.
إِنَّآ أَرْسَلْنَآ إِلَيْكُمْ رَسُولًا شَـٰهِدًا عَلَيْكُمْ كَمَآ أَرْسَلْنَآ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ رَسُولًا
İnna erselna ileykum resulen şahiden aleykum kema erselna ila fir'avne resula.
Doğrusu biz size tanıklık edecek bir elçi gönderdik. Nitekim Firavun'a da bir elçi göndermiştik.
فَعَصَىٰ فِرْعَوْنُ ٱلرَّسُولَ فَأَخَذْنَـٰهُ أَخْذًا وَبِيلًا
Fe asa fir'avnur resule fe ehaznahu ahzen vebila.
Firavun o elçiye isyan etmişti. Biz de onu ağır bir yakalayışla yakaladık.
فَكَيْفَ تَتَّقُونَ إِن كَفَرْتُمْ يَوْمًا يَجْعَلُ ٱلْوِلْدَٰنَ شِيبًا
Fe keyfe tettekune in kefertum yevmen yec'alul vildane şiba.
Peki inkâr ederseniz, çocukları ihtiyarlatacak o günden (kıyamet gününden) kendinizi nasıl kurtaracaksınız?
ٱلسَّمَآءُ مُنفَطِرٌۢ بِهِۦ ۚ كَانَ وَعْدُهُۥ مَفْعُولًا
Es semau munfatırun bih, kane va'duhu mef'ula.
O günün dehşetinden gök yarılır. Allah'ın sözü kesinlikle gerçekleşmiştir.
إِنَّ هَـٰذِهِۦ تَذْكِرَةٌ ۖ فَمَن شَآءَ ٱتَّخَذَ إِلَىٰ رَبِّهِۦ سَبِيلًا
İnne hazihi tezkirah, fe men şaettehaze ila rabbihi sebila.
İşte bu bir öğüttür. Artık dileyen Rabbine bir yol tutar.
۞ إِنَّ رَبَّكَ يَعْلَمُ أَنَّكَ تَقُومُ أَدْنَىٰ مِن ثُلُثَىِ ٱلَّيْلِ وَنِصْفَهُۥ وَثُلُثَهُۥ وَطَآئِفَةٌ مِّنَ ٱلَّذِينَ مَعَكَ ۚ وَٱللَّهُ يُقَدِّرُ ٱلَّيْلَ وَٱلنَّهَارَ ۚ عَلِمَ أَن لَّن تُحْصُوهُ فَتَابَ عَلَيْكُمْ ۖ فَٱقْرَءُوا۟ مَا تَيَسَّرَ مِنَ ٱلْقُرْءَانِ ۚ عَلِمَ أَن سَيَكُونُ مِنكُم مَّرْضَىٰ ۙ وَءَاخَرُونَ يَضْرِبُونَ فِى ٱلْأَرْضِ يَبْتَغُونَ مِن فَضْلِ ٱللَّهِ ۙ وَءَاخَرُونَ يُقَـٰتِلُونَ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ ۖ فَٱقْرَءُوا۟ مَا تَيَسَّرَ مِنْهُ ۚ وَأَقِيمُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتُوا۟ ٱلزَّكَوٰةَ وَأَقْرِضُوا۟ ٱللَّهَ قَرْضًا حَسَنًا ۚ وَمَا تُقَدِّمُوا۟ لِأَنفُسِكُم مِّنْ خَيْرٍ تَجِدُوهُ عِندَ ٱللَّهِ هُوَ خَيْرًا وَأَعْظَمَ أَجْرًا ۚ وَٱسْتَغْفِرُوا۟ ٱللَّهَ ۖ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌۢ
İnne rabbeke ya'lemu enneke tekumu edna min suluseyil leyli ve nısfehu ve sulusehu ve taifetun minellezine meak, vallahu yukaddirul leyle ven nehar, alime en len tuhsuhu fe tabe aleykum, fakreu ma teyessere minel kur'an, alime en seyekunu minkum merda ve aharune yadribune fil'ardı yebtegune min fadlillahi ve aharune yukatilune fi sebilillahi fakreu ma teyessere minhu ve ekimus salate ve atuz zekate ve akridullahe kardan hasena, ve ma tukaddimu li enfusikum min hayrin teciduhu indallahi huve hayren ve a'zame ecra, vestagfirullah, innellahe gafurun rahim.
Rabbin, senin gecenin üçte ikisinden daha azında, yarısında ve üçte birinde kalktığını, seninle beraber bulunanlardan bir topluluğun da böyle yaptığını biliyor. Gece ve gündüzü Allah takdir eder. O, sizin onu sayamayacağınızı bildi de sizi affetti. Bundan böyle Kur'ân'dan size ne kolay gelirse okuyun. Allah, içinizden hastalar, yeryüzünde gezip Allah'ın lütfunu arayan başka kimseler ve Allah yolunda savaşan daha başka insanlar olacağını bilmiştir. Onun için Kur'ân'dan kolayınıza geldiği kadar okuyun, namazı kılın, zekatı verin ve Allah'a güzel bir borç verin (Hayırlı işlere mal sarfedin). Kendiniz için gönderdiğiniz her iyiliği, Allah katında daha hayırlı ve sevapça daha büyük olarak bulacaksınız. Allah'tan bağış dileyin. Kuşkusuz Allah bağışlayandır, merhamet edendir.
Sûre hakkında
Örtünüp Bürünen
Mekke (Mekkî)
20
3. sûre
Meal: Elmalılı Hamdi Yazır · Kıraat: Yasser ed-Dûserî · Kaynak: quran.com · Okunuş: Açık Kuran (CC BY-NC-SA 4.0)