Mâûn Sûresi
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Bismillâhir-rahmânir-rahîm.
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın ismiyle.
أَرَءَيْتَ ٱلَّذِى يُكَذِّبُ بِٱلدِّينِ
Era'eytellezî yükezzibü bid-dîn.
Dini yalanlayanı gördün mü?
فَذَٰلِكَ ٱلَّذِى يَدُعُّ ٱلْيَتِيمَ
Fe-zâlikellezî yedu'ul-yetîm.
İşte o, öksüzü iter, kakar.
وَلَا يَحُضُّ عَلَىٰ طَعَامِ ٱلْمِسْكِينِ
Ve lâ yehuddu alâ ta'âmil-miskîn.
Yoksulu doyurmaya önayak olmaz.
فَوَيْلٌ لِّلْمُصَلِّينَ
Fe-veylün lil-musallîn.
Vay haline o namaz kılanların ki,
ٱلَّذِينَ هُمْ عَن صَلَاتِهِمْ سَاهُونَ
Ellezîne hüm an salâtihim sâhûn.
Kıldıkları namazın değerine aldırış etmezler.
ٱلَّذِينَ هُمْ يُرَآءُونَ
Ellezîne hüm yürâûn.
Gösteriş yaparlar onlar,
وَيَمْنَعُونَ ٱلْمَاعُونَ
Ve yemne'ûnel-mâûn.
Ve yardımlığı sakınırlar (zekatı vermezler).
Sûre hakkında
Yardımlaşma
Mekke (Mekkî)
7
17. sûre
Meal: Elmalılı Hamdi Yazır · Kıraat: Yasser ed-Dûserî · Kaynak: quran.com · Okunuş: küratörlü