Bürûc Sûresi
Mekke · 22 âyet
البروج

Bürûc Sûresi

Burçlar
Mekke · 27. sûre (iniş sırası)
Besmele

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Bismillahir rahmanir rahim.

Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın ismiyle.

1

وَٱلسَّمَآءِ ذَاتِ ٱلْبُرُوجِ

Ves semai zatil buruc.

Burçlar sahibi gökyüzüne,

2

وَٱلْيَوْمِ ٱلْمَوْعُودِ

Vel yevmil mev'ud.

Vaad olunan o güne,

3

وَشَاهِدٍ وَمَشْهُودٍ

Ve şahidin ve meşhud.

Şahitlik edene ve edilene andolsun ki,

4

قُتِلَ أَصْحَـٰبُ ٱلْأُخْدُودِ

Kutile ashabul uhdud.

Kahroldu o hendeğin sahipleri,

5

ٱلنَّارِ ذَاتِ ٱلْوَقُودِ

Ennari zatil vekud.

O çıralı ateşin,

6

إِذْ هُمْ عَلَيْهَا قُعُودٌ

İzhum aleyha kuud.

Hani o ateşin başına oturmuşlar,

7

وَهُمْ عَلَىٰ مَا يَفْعَلُونَ بِٱلْمُؤْمِنِينَ شُهُودٌ

Ve hum ala ma yef'alune bil mu'minine şuhud.

Müminlere yaptıklarını seyrediyorlardı.

8

وَمَا نَقَمُوا۟ مِنْهُمْ إِلَّآ أَن يُؤْمِنُوا۟ بِٱللَّهِ ٱلْعَزِيزِ ٱلْحَمِيدِ

Ve ma nekamu minhum illa en yu'minu billahil azizil hamid.

Müminlere kızmalarının sebebi de, onların yalnız çok güçlü ve övgüye lâyık olan Allah'a iman etmeleri idi.

9

ٱلَّذِى لَهُۥ مُلْكُ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ ۚ وَٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ شَهِيدٌ

Ellezi lehu mulkus semavati vel ard, vallahu ala kulli şey'in şehid.

O Allah ki, göklerin ve yerin hükümranlığı O'nundur ve Allah her şeye şahittir.

10

إِنَّ ٱلَّذِينَ فَتَنُوا۟ ٱلْمُؤْمِنِينَ وَٱلْمُؤْمِنَـٰتِ ثُمَّ لَمْ يَتُوبُوا۟ فَلَهُمْ عَذَابُ جَهَنَّمَ وَلَهُمْ عَذَابُ ٱلْحَرِيقِ

İnnellezine fetenul mu'minine vel mu'minati summe lem yetubu fe lehum azabu cehenneme ve lehum azabul harik.

İnanan erkek ve kadınlara işkence yapıp sonra da tevbe etmeyenlere cehennem azabı ve yangın azabı vardır.

11

إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ لَهُمْ جَنَّـٰتٌ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَـٰرُ ۚ ذَٰلِكَ ٱلْفَوْزُ ٱلْكَبِيرُ

İnnellezine amenu ve amilus salihati lehum cennatun tecri min tahtihel enhar, zalikel fevzul kebir.

İnanan ve iyi amel yapanlar için de altından ırmaklar akan cennetler vardır. İşte büyük kurtuluş odur.

12

إِنَّ بَطْشَ رَبِّكَ لَشَدِيدٌ

İnne batşe rabbike le şedid.

Kuşkusuz Rabbinin yakalaması serttir.

13

إِنَّهُۥ هُوَ يُبْدِئُ وَيُعِيدُ

İnnehu huve yubdiu ve yuid.

Yoktan o yaratır ve tekrar o diriltir.

14

وَهُوَ ٱلْغَفُورُ ٱلْوَدُودُ

Ve huvel gafurul vedud.

Bununla beraber çok bağışlayandır, çok sevendir.

15

ذُو ٱلْعَرْشِ ٱلْمَجِيدُ

Zul arşil mecid.

Arş'ın sahibidir, yücedir.

16

فَعَّالٌ لِّمَا يُرِيدُ

Fa'alun lima yurid.

Dilediğini yapandır.

17

هَلْ أَتَىٰكَ حَدِيثُ ٱلْجُنُودِ

Hel etake hadisul cunud.

O orduların kıssası sana geldi mi?

18

فِرْعَوْنَ وَثَمُودَ

Fir'avne ve semud.

Yani Firavun ve Semud'un?

19

بَلِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ فِى تَكْذِيبٍ

Belillezine keferu fi tekzib.

Fakat o inkarcılar hâlâ bir yalanlama içinde.

20

وَٱللَّهُ مِن وَرَآئِهِم مُّحِيطٌۢ

Vallahu min veraihim muhit.

Oysa Allah onları arkalarından kuşatmıştır.

21

بَلْ هُوَ قُرْءَانٌ مَّجِيدٌ

Bel huve kur'anun mecid.

Hayır o şerefli bir Kur'ân'dır.

22

فِى لَوْحٍ مَّحْفُوظٍۭ

Fi levhın mahfuz.

Levhi Mahfuz'dadır.

Bismillahir rahmanir rahim.بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
1Ves semai zatil buruc. وَٱلسَّمَآءِ ذَاتِ ٱلْبُرُوجِ
2Vel yevmil mev'ud.وَٱلْيَوْمِ ٱلْمَوْعُودِ
3Ve şahidin ve meşhud.وَشَاهِدٍ وَمَشْهُودٍ
4Kutile ashabul uhdud.قُتِلَ أَصْحَـٰبُ ٱلْأُخْدُودِ
5Ennari zatil vekud.ٱلنَّارِ ذَاتِ ٱلْوَقُودِ
6İzhum aleyha kuud.إِذْ هُمْ عَلَيْهَا قُعُودٌ
7Ve hum ala ma yef'alune bil mu'minine şuhud.وَهُمْ عَلَىٰ مَا يَفْعَلُونَ بِٱلْمُؤْمِنِينَ شُهُودٌ
8Ve ma nekamu minhum illa en yu'minu billahil azizil hamid.وَمَا نَقَمُوا۟ مِنْهُمْ إِلَّآ أَن يُؤْمِنُوا۟ بِٱللَّهِ ٱلْعَزِيزِ ٱلْحَمِيدِ
9Ellezi lehu mulkus semavati vel ard, vallahu ala kulli şey'in şehid.ٱلَّذِى لَهُۥ مُلْكُ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ ۚ وَٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ شَهِيدٌ
10İnnellezine fetenul mu'minine vel mu'minati summe lem yetubu fe lehum azabu cehenneme ve lehum azabul harik.إِنَّ ٱلَّذِينَ فَتَنُوا۟ ٱلْمُؤْمِنِينَ وَٱلْمُؤْمِنَـٰتِ ثُمَّ لَمْ يَتُوبُوا۟ فَلَهُمْ عَذَابُ جَهَنَّمَ وَلَهُمْ عَذَابُ ٱلْحَرِيقِ
11İnnellezine amenu ve amilus salihati lehum cennatun tecri min tahtihel enhar, zalikel fevzul kebir.إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ لَهُمْ جَنَّـٰتٌ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَـٰرُ ۚ ذَٰلِكَ ٱلْفَوْزُ ٱلْكَبِيرُ
12İnne batşe rabbike le şedid.إِنَّ بَطْشَ رَبِّكَ لَشَدِيدٌ
13İnnehu huve yubdiu ve yuid.إِنَّهُۥ هُوَ يُبْدِئُ وَيُعِيدُ
14Ve huvel gafurul vedud.وَهُوَ ٱلْغَفُورُ ٱلْوَدُودُ
15Zul arşil mecid.ذُو ٱلْعَرْشِ ٱلْمَجِيدُ
16Fa'alun lima yurid.فَعَّالٌ لِّمَا يُرِيدُ
17Hel etake hadisul cunud.هَلْ أَتَىٰكَ حَدِيثُ ٱلْجُنُودِ
18Fir'avne ve semud.فِرْعَوْنَ وَثَمُودَ
19Belillezine keferu fi tekzib.بَلِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ فِى تَكْذِيبٍ
20Vallahu min veraihim muhit.وَٱللَّهُ مِن وَرَآئِهِم مُّحِيطٌۢ
21Bel huve kur'anun mecid.بَلْ هُوَ قُرْءَانٌ مَّجِيدٌ
22Fi levhın mahfuz.فِى لَوْحٍ مَّحْفُوظٍۭ

Sûre hakkında

Anlamı

Burçlar

İniş yeri

Mekke (Mekkî)

Âyet sayısı

22

İniş sırası

27. sûre

Meal: Elmalılı Hamdi Yazır · Kıraat: Yasser ed-Dûserî · Kaynak: quran.com · Okunuş: Açık Kuran (CC BY-NC-SA 4.0)