Namaz

Namazda Okunan Sûreler

Namazda sıkça okunan kısa sûreler — Arapça yazılışı, Elmalılı Hamdi Yazır meali ve Yasser ed-Dûserî kıraatiyle sesli dinleme.

Namazda sûre okuma sırası

Namazda sûre (zamm-ı sûre) okurken Kur'an'daki sıraya riâyet gözetilir. Ömer Nasuhi Bilmen'in Büyük İslâm İlmihali'ne göre (sıraya uyulmaması namazı bozmaz, yalnızca mekruh sayılır):

  1. İkinci rekâtta, birinci rekâtta okunanın Kur'an sırasında daha aşağısındaki (sonraki) bir sûreyi okumak mekruh değildir.
  2. Birinci rekâttaki sûrenin üstündeki (önceki) bir sûreyi ikinci rekâtta kasten okumak mekruhtur; unutarak olursa mekruh olmaz.
  3. Aşağıya doğru okurken araya tek sûre bırakmak (bir sûre atlamak) mekruhtur; ancak atlanan sûre, önce okunandan en az üç âyet kadar uzunsa mekruh olmaz.
  4. İki veya daha fazla sûre atlanarak okunması mekruh değildir.

Unutarak yapılanda kerahet yoktur. Kaynak: Ömer Nasuhi Bilmen, Büyük İslâm İlmihali — Namazların Mekruh Olan ve Olmayan Okuyuşları (md. 419, 426). Mezhepler ve âlimler arasında ayrıntı farkları olabilir; ayrıntı için güvenilir bir ilmihale veya müftülüğe başvurunuz.

Günün ismiyle zikre başla

99 ismi anlamlarıyla keşfet, dokunarak zikrini çek ve günün ismiyle gününe başla.

Zikirmatiğe git
Namazda okunan · 01 / 12
الفاتحة

Fâtiha Sûresi

El-Fâtiha
Mekke · 7 âyet
1

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Bismillâhir-rahmânir-rahîm.

Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın ismiyle.

2

ٱلْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ ٱلْعَـٰلَمِينَ

El-hamdü lillâhi rabbil-âlemîn.

Hamd o âlemlerin Rabbi,

3

ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Er-rahmânir-rahîm.

O Rahmân ve Rahim,

4

مَـٰلِكِ يَوْمِ ٱلدِّينِ

Mâliki yevmid-dîn.

O, din gününün maliki Allah'ın.

5

إِيَّاكَ نَعْبُدُ وَإِيَّاكَ نَسْتَعِينُ

İyyâke na'büdü ve iyyâke nesteîn.

Ancak sana ederiz kulluğu, ibadeti ve ancak senden dileriz yardımı, inayeti. (Ya Rab!).

6

ٱهْدِنَا ٱلصِّرَٰطَ ٱلْمُسْتَقِيمَ

İhdinas-sırâtal-müstakîm.

Hidayet eyle bizi doğru yola,

7

صِرَٰطَ ٱلَّذِينَ أَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْ غَيْرِ ٱلْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ وَلَا ٱلضَّآلِّينَ

Sırâtallezîne en'amte aleyhim, ğayril-mağdûbi aleyhim ve lad-dâllîn.

O kendilerine nimet verdiğin mutlu kimselerin yoluna; o gazaba uğramışların ve o sapmışların yoluna değil.

1Bismillâhir-rahmânir-rahîm.بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
2El-hamdü lillâhi rabbil-âlemîn.ٱلْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ ٱلْعَـٰلَمِينَ
3Er-rahmânir-rahîm.ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
4Mâliki yevmid-dîn.مَـٰلِكِ يَوْمِ ٱلدِّينِ
5İyyâke na'büdü ve iyyâke nesteîn.إِيَّاكَ نَعْبُدُ وَإِيَّاكَ نَسْتَعِينُ
6İhdinas-sırâtal-müstakîm.ٱهْدِنَا ٱلصِّرَٰطَ ٱلْمُسْتَقِيمَ
7Sırâtallezîne en'amte aleyhim, ğayril-mağdûbi aleyhim ve lad-dâllîn.صِرَٰطَ ٱلَّذِينَ أَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْ غَيْرِ ٱلْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ وَلَا ٱلضَّآلِّينَ
Namazda okunan · 02 / 12
العصر

Asr Sûresi

El-Asr
Mekke · 3 âyet
Besmele

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

Bismillâhir-rahmânir-rahîm.

Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla.

1

وَٱلْعَصْرِ

Vel-asr.

Asra yemin olsun ki,

2

إِنَّ ٱلْإِنسَـٰنَ لَفِى خُسْرٍ

İnnel-insâne lefî husr.

İnsan mutlaka ziyandadır.

3

إِلَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ وَتَوَاصَوْا۟ بِٱلْحَقِّ وَتَوَاصَوْا۟ بِٱلصَّبْرِ

İllellezîne âmenû ve amilüs-sâlihâti ve tevâsav bil-hakkı ve tevâsav bis-sabr.

Ancak iman edenler, salih amel (iyi işler) işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye eden ve sabrı tavsiye edenler bunun dışındadır

Bismillâhir-rahmânir-rahîm.بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
1Vel-asr.وَٱلْعَصْرِ
2İnnel-insâne lefî husr.إِنَّ ٱلْإِنسَـٰنَ لَفِى خُسْرٍ
3İllellezîne âmenû ve amilüs-sâlihâti ve tevâsav bil-hakkı ve tevâsav bis-sabr.إِلَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ وَتَوَاصَوْا۟ بِٱلْحَقِّ وَتَوَاصَوْا۟ بِٱلصَّبْرِ
Namazda okunan · 03 / 12
الفيل

Fîl Sûresi

El-Fîl
Mekke · 5 âyet
Besmele

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

Bismillâhir-rahmânir-rahîm.

Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla.

1

أَلَمْ تَرَ كَيْفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِأَصْحَـٰبِ ٱلْفِيلِ

Elem tera keyfe feale rabbüke bi-ashâbil-fîl.

Görmedin mi Rabb'in fil sahiplerine ne yaptı?

2

أَلَمْ يَجْعَلْ كَيْدَهُمْ فِى تَضْلِيلٍ

Elem yec'al keydehüm fî tadlîl.

Onların tuzaklarını boşa çıkarmadı mı?

3

وَأَرْسَلَ عَلَيْهِمْ طَيْرًا أَبَابِيلَ

Ve ersele aleyhim tayran ebâbîl.

Üzerlerine sürü sürü kuşlar gönderdi.

4

تَرْمِيهِم بِحِجَارَةٍ مِّن سِجِّيلٍ

Termîhim bi-hicâratin min siccîl.

Onlara çamurdan sertleşmiş taşlar atıyorlardı.

5

فَجَعَلَهُمْ كَعَصْفٍ مَّأْكُولٍۭ

Fece'alehüm ke-asfin me'kûl.

Ve onları, yenilmiş ekin yaprağı gibi yaptı.

Bismillâhir-rahmânir-rahîm.بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
1Elem tera keyfe feale rabbüke bi-ashâbil-fîl.أَلَمْ تَرَ كَيْفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِأَصْحَـٰبِ ٱلْفِيلِ
2Elem yec'al keydehüm fî tadlîl.أَلَمْ يَجْعَلْ كَيْدَهُمْ فِى تَضْلِيلٍ
3Ve ersele aleyhim tayran ebâbîl.وَأَرْسَلَ عَلَيْهِمْ طَيْرًا أَبَابِيلَ
4Termîhim bi-hicâratin min siccîl.تَرْمِيهِم بِحِجَارَةٍ مِّن سِجِّيلٍ
5Fece'alehüm ke-asfin me'kûl.فَجَعَلَهُمْ كَعَصْفٍ مَّأْكُولٍۭ
Namazda okunan · 04 / 12
قريش

Kureyş Sûresi

Kureyş
Mekke · 4 âyet
Besmele

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

Bismillâhir-rahmânir-rahîm.

Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla.

1

لِإِيلَـٰفِ قُرَيْشٍ

Li-îlâfi Kurayş.

Kureyş'in ilâfı (güven ve barış andlaşmalarından faydalanmalarını sağlamak) için.

2

إِۦلَـٰفِهِمْ رِحْلَةَ ٱلشِّتَآءِ وَٱلصَّيْفِ

Îlâfihim rihleteş-şitâi ves-sayf.

Kış ve yaz seferlerinde (faydalandıkları andlaşmaların) kadrini bilmiş olmaları için.

3

فَلْيَعْبُدُوا۟ رَبَّ هَـٰذَا ٱلْبَيْتِ

Felya'büdû rabbe hâzel-beyt.

Bu Beyt (Kâbe)nin Rabbine kulluk etsinler.

4

ٱلَّذِىٓ أَطْعَمَهُم مِّن جُوعٍ وَءَامَنَهُم مِّنْ خَوْفٍۭ

Ellezî at'amehüm min cûin ve âmenehüm min havf.

O, kendilerini açlıktan kurtararak beslemiştir ve her tehlikeye karşı onlara emniyet vermiştir.

Bismillâhir-rahmânir-rahîm.بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
1Li-îlâfi Kurayş.لِإِيلَـٰفِ قُرَيْشٍ
2Îlâfihim rihleteş-şitâi ves-sayf.إِۦلَـٰفِهِمْ رِحْلَةَ ٱلشِّتَآءِ وَٱلصَّيْفِ
3Felya'büdû rabbe hâzel-beyt.فَلْيَعْبُدُوا۟ رَبَّ هَـٰذَا ٱلْبَيْتِ
4Ellezî at'amehüm min cûin ve âmenehüm min havf.ٱلَّذِىٓ أَطْعَمَهُم مِّن جُوعٍ وَءَامَنَهُم مِّنْ خَوْفٍۭ
Namazda okunan · 05 / 12
الماعون

Mâûn Sûresi

El-Mâûn
Mekke · 7 âyet
Besmele

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

Bismillâhir-rahmânir-rahîm.

Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla.

1

أَرَءَيْتَ ٱلَّذِى يُكَذِّبُ بِٱلدِّينِ

Era'eytellezî yükezzibü bid-dîn.

Dini yalanlayanı gördün mü?

2

فَذَٰلِكَ ٱلَّذِى يَدُعُّ ٱلْيَتِيمَ

Fe-zâlikellezî yedu'ul-yetîm.

İşte o, öksüzü iter, kakar.

3

وَلَا يَحُضُّ عَلَىٰ طَعَامِ ٱلْمِسْكِينِ

Ve lâ yehuddu alâ ta'âmil-miskîn.

Yoksulu doyurmaya önayak olmaz.

4

فَوَيْلٌ لِّلْمُصَلِّينَ

Fe-veylün lil-musallîn.

Vay haline o namaz kılanların ki,

5

ٱلَّذِينَ هُمْ عَن صَلَاتِهِمْ سَاهُونَ

Ellezîne hüm an salâtihim sâhûn.

Kıldıkları namazın değerine aldırış etmezler.

6

ٱلَّذِينَ هُمْ يُرَآءُونَ

Ellezîne hüm yürâûn.

Gösteriş yaparlar onlar,

7

وَيَمْنَعُونَ ٱلْمَاعُونَ

Ve yemne'ûnel-mâûn.

Ve yardımlığı sakınırlar (zekatı vermezler).

Bismillâhir-rahmânir-rahîm.بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
1Era'eytellezî yükezzibü bid-dîn.أَرَءَيْتَ ٱلَّذِى يُكَذِّبُ بِٱلدِّينِ
2Fe-zâlikellezî yedu'ul-yetîm.فَذَٰلِكَ ٱلَّذِى يَدُعُّ ٱلْيَتِيمَ
3Ve lâ yehuddu alâ ta'âmil-miskîn.وَلَا يَحُضُّ عَلَىٰ طَعَامِ ٱلْمِسْكِينِ
4Fe-veylün lil-musallîn.فَوَيْلٌ لِّلْمُصَلِّينَ
5Ellezîne hüm an salâtihim sâhûn.ٱلَّذِينَ هُمْ عَن صَلَاتِهِمْ سَاهُونَ
6Ellezîne hüm yürâûn.ٱلَّذِينَ هُمْ يُرَآءُونَ
7Ve yemne'ûnel-mâûn.وَيَمْنَعُونَ ٱلْمَاعُونَ
Namazda okunan · 06 / 12
الكوثر

Kevser Sûresi

El-Kevser
Mekke · 3 âyet
Besmele

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

Bismillâhir-rahmânir-rahîm.

Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla.

1

إِنَّآ أَعْطَيْنَـٰكَ ٱلْكَوْثَرَ

İnnâ a'taynâkel-kevser.

Muhakkak biz sana Kevser'i verdik.

2

فَصَلِّ لِرَبِّكَ وَٱنْحَرْ

Fe-salli li-rabbike venhar.

Öyleyse Rabb'in için namaz kıl ve kurban kes.

3

إِنَّ شَانِئَكَ هُوَ ٱلْأَبْتَرُ

İnne şânieke hüvel-ebter.

Muhakkak ki sonu kesik olan, sana buğzedendir.

Bismillâhir-rahmânir-rahîm.بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
1İnnâ a'taynâkel-kevser.إِنَّآ أَعْطَيْنَـٰكَ ٱلْكَوْثَرَ
2Fe-salli li-rabbike venhar.فَصَلِّ لِرَبِّكَ وَٱنْحَرْ
3İnne şânieke hüvel-ebter.إِنَّ شَانِئَكَ هُوَ ٱلْأَبْتَرُ
Namazda okunan · 07 / 12
الكافرون

Kâfirûn Sûresi

El-Kâfirûn
Mekke · 6 âyet
Besmele

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

Bismillâhir-rahmânir-rahîm.

Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla.

1

قُلْ يَـٰٓأَيُّهَا ٱلْكَـٰفِرُونَ

Kul yâ eyyühel-kâfirûn.

De ki: Ey kâfirler

2

لَآ أَعْبُدُ مَا تَعْبُدُونَ

Lâ a'büdü mâ ta'büdûn.

Sizin taptıklarınıza ben tapmam.

3

وَلَآ أَنتُمْ عَـٰبِدُونَ مَآ أَعْبُدُ

Ve lâ entüm âbidûne mâ a'büd.

Siz de benim taptığıma tapıcılar değilsiniz.

4

وَلَآ أَنَا۠ عَابِدٌ مَّا عَبَدتُّمْ

Ve lâ ene âbidün mâ abedtüm.

Ben asla sizin taptıklarınıza tapacak değilim.

5

وَلَآ أَنتُمْ عَـٰبِدُونَ مَآ أَعْبُدُ

Ve lâ entüm âbidûne mâ a'büd.

Siz de benim taptığıma tapacak değilsiniz.

6

لَكُمْ دِينُكُمْ وَلِىَ دِينِ

Leküm dînüküm veliye dîn.

Sizin dininiz size, benim dinim banadır.

Bismillâhir-rahmânir-rahîm.بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
1Kul yâ eyyühel-kâfirûn.قُلْ يَـٰٓأَيُّهَا ٱلْكَـٰفِرُونَ
2Lâ a'büdü mâ ta'büdûn.لَآ أَعْبُدُ مَا تَعْبُدُونَ
3Ve lâ entüm âbidûne mâ a'büd.وَلَآ أَنتُمْ عَـٰبِدُونَ مَآ أَعْبُدُ
4Ve lâ ene âbidün mâ abedtüm.وَلَآ أَنَا۠ عَابِدٌ مَّا عَبَدتُّمْ
5Ve lâ entüm âbidûne mâ a'büd.وَلَآ أَنتُمْ عَـٰبِدُونَ مَآ أَعْبُدُ
6Leküm dînüküm veliye dîn.لَكُمْ دِينُكُمْ وَلِىَ دِينِ
Namazda okunan · 08 / 12
النصر

Nasr Sûresi

En-Nasr
Medine · 3 âyet
Besmele

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

Bismillâhir-rahmânir-rahîm.

Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla.

1

إِذَا جَآءَ نَصْرُ ٱللَّهِ وَٱلْفَتْحُ

İzâ câe nasrullâhi vel-feth.

Allah'ın yardımı ve fetih geldiğinde,

2

وَرَأَيْتَ ٱلنَّاسَ يَدْخُلُونَ فِى دِينِ ٱللَّهِ أَفْوَاجًا

Ve raeytennâse yedhulûne fî dînillâhi efvâcâ.

Ve insanların dalga dalga Allah'ın dinine girdiklerini gördüğünde,

3

فَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ وَٱسْتَغْفِرْهُ ۚ إِنَّهُۥ كَانَ تَوَّابًۢا

Fe-sebbih bi-hamdi rabbike vestağfirh, innehû kâne tevvâbâ.

Rabbini öğerek tesbih et, O'ndan bağışlanmanı dile, çünkü O, tevbeleri çok kabul edendir.

Bismillâhir-rahmânir-rahîm.بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
1İzâ câe nasrullâhi vel-feth.إِذَا جَآءَ نَصْرُ ٱللَّهِ وَٱلْفَتْحُ
2Ve raeytennâse yedhulûne fî dînillâhi efvâcâ.وَرَأَيْتَ ٱلنَّاسَ يَدْخُلُونَ فِى دِينِ ٱللَّهِ أَفْوَاجًا
3Fe-sebbih bi-hamdi rabbike vestağfirh, innehû kâne tevvâbâ.فَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ وَٱسْتَغْفِرْهُ ۚ إِنَّهُۥ كَانَ تَوَّابًۢا
Namazda okunan · 09 / 12
المسد

Tebbet Sûresi

El-Mesed
Mekke · 5 âyet
Besmele

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

Bismillâhir-rahmânir-rahîm.

Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla.

1

تَبَّتْ يَدَآ أَبِى لَهَبٍ وَتَبَّ

Tebbet yedâ ebî lehebin ve tebb.

Ebu Leheb'in elleri kurusun (yok olsun o), zaten yok oldu ya.

2

مَآ أَغْنَىٰ عَنْهُ مَالُهُۥ وَمَا كَسَبَ

Mâ ağnâ anhü mâlühû ve mâ keseb.

Ne malı ne de kazandığı onu kurtaramadı.

3

سَيَصْلَىٰ نَارًا ذَاتَ لَهَبٍ

Seyaslâ nâran zâte leheb.

(O), alevli bir ateşe girecektir.

4

وَٱمْرَأَتُهُۥ حَمَّالَةَ ٱلْحَطَبِ

Vemraetühû, hammâletel-hatab.

Karısı da odun hamalı olarak (onunla beraber girecektir).

5

فِى جِيدِهَا حَبْلٌ مِّن مَّسَدٍۭ

Fî cîdihâ hablün min mesed.

Boynunda da hurma lifinden bir ip olacaktır.

Bismillâhir-rahmânir-rahîm.بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
1Tebbet yedâ ebî lehebin ve tebb.تَبَّتْ يَدَآ أَبِى لَهَبٍ وَتَبَّ
2Mâ ağnâ anhü mâlühû ve mâ keseb.مَآ أَغْنَىٰ عَنْهُ مَالُهُۥ وَمَا كَسَبَ
3Seyaslâ nâran zâte leheb.سَيَصْلَىٰ نَارًا ذَاتَ لَهَبٍ
4Vemraetühû, hammâletel-hatab.وَٱمْرَأَتُهُۥ حَمَّالَةَ ٱلْحَطَبِ
5Fî cîdihâ hablün min mesed.فِى جِيدِهَا حَبْلٌ مِّن مَّسَدٍۭ
Namazda okunan · 10 / 12
الإخلاص

İhlâs Sûresi

El-İhlâs
Mekke · 4 âyet
Besmele

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

Bismillâhir-rahmânir-rahîm.

Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla.

1

قُلْ هُوَ ٱللَّهُ أَحَدٌ

Kul hüvallâhü ehad.

De ki; O Allah bir tektir.

2

ٱللَّهُ ٱلصَّمَدُ

Allâhus-samed.

Allah eksiksiz, sameddir (Bütün varlıklar O'na muhtaç, fakat O, hiç bir şeye muhtaç değildir

3

لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْ

Lem yelid ve lem yûled.

Doğurmadı ve doğurulmadı

4

وَلَمْ يَكُن لَّهُۥ كُفُوًا أَحَدٌۢ

Ve lem yekün lehû küfüven ehad.

O 'na bir denk de olmadı.

Bismillâhir-rahmânir-rahîm.بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
1Kul hüvallâhü ehad.قُلْ هُوَ ٱللَّهُ أَحَدٌ
2Allâhus-samed.ٱللَّهُ ٱلصَّمَدُ
3Lem yelid ve lem yûled.لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْ
4Ve lem yekün lehû küfüven ehad.وَلَمْ يَكُن لَّهُۥ كُفُوًا أَحَدٌۢ
Namazda okunan · 11 / 12
الفلق

Felak Sûresi

El-Felak
Mekke · 5 âyet
Besmele

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

Bismillâhir-rahmânir-rahîm.

Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla.

1

قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ ٱلْفَلَقِ

Kul e'ûzü bi-rabbil-felak.

De ki: "Ben, ağaran sabahın Rabbine sığınırım,

2

مِن شَرِّ مَا خَلَقَ

Min şerri mâ halak.

Yarattığı şeylerin şerrinden,

3

وَمِن شَرِّ غَاسِقٍ إِذَا وَقَبَ

Ve min şerri ğâsikın izâ vekab.

Karanlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden,

4

وَمِن شَرِّ ٱلنَّفَّـٰثَـٰتِ فِى ٱلْعُقَدِ

Ve min şerrin-neffâsâti fil-ukad.

Ve düğümlere üfleyen büyücülerin şerrinden,

5

وَمِن شَرِّ حَاسِدٍ إِذَا حَسَدَ

Ve min şerri hâsidin izâ hased.

Ve hased ettiği zaman hasetçinin şerrinden.

Bismillâhir-rahmânir-rahîm.بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
1Kul e'ûzü bi-rabbil-felak.قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ ٱلْفَلَقِ
2Min şerri mâ halak.مِن شَرِّ مَا خَلَقَ
3Ve min şerri ğâsikın izâ vekab.وَمِن شَرِّ غَاسِقٍ إِذَا وَقَبَ
4Ve min şerrin-neffâsâti fil-ukad.وَمِن شَرِّ ٱلنَّفَّـٰثَـٰتِ فِى ٱلْعُقَدِ
5Ve min şerri hâsidin izâ hased.وَمِن شَرِّ حَاسِدٍ إِذَا حَسَدَ
Namazda okunan · 12 / 12
الناس

Nâs Sûresi

En-Nâs
Mekke · 6 âyet
Besmele

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

Bismillâhir-rahmânir-rahîm.

Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla.

1

قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ ٱلنَّاسِ

Kul e'ûzü bi-rabbin-nâs.

De ki: Sığınırım ben insanların Rabbine,

2

مَلِكِ ٱلنَّاسِ

Melikin-nâs.

İnsanların hükümdârına,

3

إِلَـٰهِ ٱلنَّاسِ

İlâhin-nâs.

İnsanların ilâhına,

4

مِن شَرِّ ٱلْوَسْوَاسِ ٱلْخَنَّاسِ

Min şerril-vesvâsil-hannâs.

O sinsi vesvesecinin şerrinden.

5

ٱلَّذِى يُوَسْوِسُ فِى صُدُورِ ٱلنَّاسِ

Ellezî yüvesvisü fî sudûrin-nâs.

O ki, insanların göğüslerine vesveseler fısıldar.

6

مِنَ ٱلْجِنَّةِ وَٱلنَّاسِ

Minel-cinneti ven-nâs.

Gerek cinlerden, gerek insanlardan.

Bismillâhir-rahmânir-rahîm.بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
1Kul e'ûzü bi-rabbin-nâs.قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ ٱلنَّاسِ
2Melikin-nâs.مَلِكِ ٱلنَّاسِ
3İlâhin-nâs.إِلَـٰهِ ٱلنَّاسِ
4Min şerril-vesvâsil-hannâs.مِن شَرِّ ٱلْوَسْوَاسِ ٱلْخَنَّاسِ
5Ellezî yüvesvisü fî sudûrin-nâs.ٱلَّذِى يُوَسْوِسُ فِى صُدُورِ ٱلنَّاسِ
6Minel-cinneti ven-nâs.مِنَ ٱلْجِنَّةِ وَٱلنَّاسِ